Nereden Buldun Yasası-3 (VUK 30/7)

Yazar Taha ÇAKIR
4 dakika Okundu

Geçmişte servetleri/harcamaları ile beyan ettikleri gelirleri arasında bariz uyumsuzluklar bulunan mükelleflerin servetlerinin/harcamalarının kaynağının araştırılmasına yönelik yapılan yasal düzenleme çalışmalarının bir kısmına önceki yazılarımda yer vermiştim. (Nereden Buldun Yasası-1 ve Nereden Buldun Yasası-2 )

Bu yazımda da ilgili yazı dizisinin devamı niteliğinde olan  24.06.1994 tarihli 4008 Sayılı Kanun ile ile 213 Sayılı Vergi Usul Kanununun 30. Maddesinin 2. Fıkrasına eklenen 7. Bent ile yapılan düzenlemeyle vergi idaresi tarafından harcama veya tasarruftan hareketle vergilendirilmesi gereken gelirinin kontrol altına alınmasını amaçlayan ve 2003 yılında yürürlükten kaldırılan düzenlemeden bahsetmek istiyorum. İlgili düzenleme metnine aşağıda yer verilmiştir.

 “Madde 30:

(…)

7.Maliye müfettişleri, hesap uzmanları ve gelirler kontrolörlerince yapılan İncelemeler sırasında, mükellefler, her türlü harcama ve tasarruflarını vergisi ödenmiş veya vergiye tabi olmayan kazançlardan sağladıklarını kanıtlayamazlarsa,

Harcama ve tasarrufların vergiye tabi tutulmuş veya vergiye tabi olmayan kazançlardan sağlandığı kanıtlanamayan kısmı, harcama ve tasarrufun mevcudiyetinin tespit edildiği dönemden bir önceki dönemde elde edilmiş ve vergisi ödenmemiş kazanç olarak ilgili dönem matrahının takdirinde dikkate alınır.”

Madde gerekçesinde kaynağı izah edilemeyen harcama ve tasarruflardan hareket edilerek dönem kazancının belirlenmesine ilişkin yöntemle güçlü bir otokontrol mekanizması kurulması amaçlandığı belirtilmiştir.

Düzenleme gereği bir harcama ve tasarruflardan hareketle re’sen tarhiyat yapılabilmesi için;

  1. Araştırma konusu yapılacak harcama veya tasarrufların idarece re’sen tespit edilmiş olması
  2. İdarece tespit edilen harcama veya tasarrufun kaynağının nasıl sağlandığının mükellefe sorulması
  3. Tarhiyat yapılabilmesi için mükellef tarafından idarece tespit edilen harcama veya tasarrufun kaynağının vergilendirilmiş veya vergiye tabi olmayan kazançlardan kaynaklandığının ispat edilememiş olması gerekir.

Uygulama her ne kadar 24.06.1994 tarihli 4008 Sayılı Kanunla getirilmiş olsa da yürürlük tarihi 01.01.1995 olarak belirlenmiştir. İlgili düzenleme yürürlüğe girdikten sonra yaklaşık sekiz yıl yürürlükte kalmış sonrasında 20.12.2002 tarih ve 4775 sayılı yasa ile kaldırılması için düzenleme yapılmış, yasanın Cumhurbaşkanınca veto edilmesi üzerine de 07.01.2003 tarih ve 4783 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmıştır.

Peki, düzenleme yürürlükte kaldığı süre boyunca uygulama nasıl gelişmiştir ? kaç mükellef hakkında düzenlemeden hareketle tarhiyat yapılmıştır ?

Konuya ilişkin net istatistik bulamamakla birlikte 4775 sayılı yasanın Mecliste görüşmesi sırasında dönemin Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın konuya ilişkin açıklamalarından bilgi edinmek mümkün.

“…Yalnız, bir gerçeği belirtmem icap ediyor, o da şu: 30/7, 1994 yılında alelacele kabul edilmiş bir madde. Bu maddeye göre, güya, “nereden buldun” diye sorulacak. Ben, acaba, o kanuna göre, hiç kimseye “nereden buldun” diye sorulmuş mu sorulmamış mı diye merak ettim; Maliye Bakanı da olmam hasebiyle, arkadaşlarım bana bilgiyi getirdiler, o kanun 1994 yılından bugüne kadar uygulanamamış, hiçbir tane uygulama alanı yok. Bununla ilgili iki tane de rapor yazılmış; o iki rapora da “bu madde uygulanamaz” diye yazılmış.” (T.B.M.M. Tutanak Dergisi 22. Dönem 1. Yasama Yılı 13. Birleşim syf. 59).

Dolayısıyla ilgili düzenleme her ne kadar vergi sisteminde oto kontrol mekanizması oluşturulması ve  vergi adaletinin sağlanması için elzem olarak görülse de yürürlükte kaldığı süre boyunca beklenen faydanın sağlanamadığı söylenebilir. Peki bu durumun sebebi nedir ?

“Nereden buldun” düzenlemelerinin en önemlisi olan ve kamuoyunda “mali milat” olarak da bilinen, 1998 yılında 4369 sayılı kanunla yapılan düzenlemenin (maalesef bu düzenlemede önce ertelenmiş sonrasında da yürürlüğe girmeden kaldırılmıştır) mimarlarından olan Zekeriya Temizel 1994 yılında VUK 30/7 de yapılan düzenlemenin başlangıcı için milat belirlenmemesi nedeniyle düzenlemenin “topal” doğduğunu işlemesinin mümkün olmadığını ve nitekim işlemediğini belirtmiştir (Temizel, 2003 ).

Nitekim sonrasında 1998 yılında 4369 sayılı yasa ile yapılan bir diğer “nereden buldun” düzenlemesinde geçiş süreci için düzenlemeler yapılmıştır. Buna göre düzenlemenin yayınlandığı tarih itibari ile sahip olunan ve mevcudiyeti devlet güvencesinde tutulan kayıt ve siciller ve diğer kanaat getirici vesikalarla ispat edilen para ve alacak ile altın, döviz ve diğer mallardan karşılanan mal edinimleri ve harcamalardan hareketle tarhiyat yapılmayacağı hüküm altına alınmıştır.

Ayrıca mükelleflerin belirtilen kayıtlarda yer almayan veya yukarıda sayılan vesikalarla kanıtlanamayan nakit para, mevduat sertifikası, döviz ve benzeri kıymetlerini 30/9/1998 tarihi itibariyle asgari bir gün süreyle Türkiye’de kurulu mevduat kabulüne yetkili bankaların Türkiye’deki şubelerinde bulundurduklarının tevsiki şartıyla bu kıymetlerden karşılanan mal edinimleri ve harcamalar hakkında da tarhiyat yapılmayacağına ilişkin düzenleme yapılmış bir nevi mali milat belirlenmiştir.

Günümüze dönecek olursak geçtiğimiz hafta basına yansıyan bilgilere göre Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından vergi kanunlarında değişiklik yapılmasına ilişkin hazırlanan sunumda yer alan konuların bir kısmının bu hafta içerisinde Meclise verilmesi beklenen kanun teklifinde yer alacağı tahmin ediliyor

İlgili sunumda yer alan önemli değişikliklerden bir tanesi de “nereden buldun” düzenlemesi olarak nitelendirilebilecek  Özel Gider (Harcama) Bildirimi Uygulaması. Sunumda yer alan bilgilere göre risk analizi sonucu beyana tabi gelirleri ile yapılan harcamaları arasında %20’nin üzerinde uyumsuzluk olan mükelleflerden Özel Gider (Harcama) Bildirimi istenmesi ve aradaki farkın izah edilememesi durumunda ilgili hakkında vergi incelemesi yapılması, izah edilemeyen fark tutarların arızi kazanç olarak kabul edilerek gelir vergisi tarh edilmesi öngörülüyor. sunumda yer alan bilgiler kısıtlı olduğundan bu aşamada detaylı değerlendirme yapmak mümkün değil bekleyip görmek gerekiyor.

Bununla birlikte şayet geçmiş tecrübelerden ders çıkarılarak “Özel Gider (Harcama) Bildirimi” uygulamasına ilişkin yeterli uyum düzenlemeleri yapılır, yapılan düzenlemenin amacı kamuoyuna yeterince izah edilebilirse düzenlemenin Türk Vergi Sisteminde devrim etkisi yaratabileceğine inanıyorum. Geçmişte yapılan benzer düzenlemelerin hatta belki de daha kapsamlılarının durumu ortadayken bu sefer işlerin farklı yürüyebileceğine olan inancımın nedeni ise geçmişten farklı olarak vergi idaresinin teknolojinin imkanlarından en üst seviyede yararlanarak oluşturduğu bilgi ağı ve denetim kapasitesinin ulaştığı seviyedir.

Yine düzenleme yasalaştığı takdirde ülkemizde vergi adaletinin sağlanması konusunda önemli bir adım atılmış olacağını, kayıt dışı ile mücadelede psikolojik üstünlüğün idareye geçeceğini, başta sosyal medya olmak üzere farklı mecralarda ultra lüks harcamalarını paylaşan fakat harcamalarının kaynağı hakkında kamuoyuna tatmin edici açıklama yapamayanların kısa sürede ortadan kalkacağına inanıyorum.

Bununla birlikte ülke gerçekleri dikkate alındığında söz konusu düzenlemenin yasalaşmasının yada yasalaşsa dahi yürürlüğe girmesinin çok zor olduğunu düşünüyorum.

Yararlanılan Kaynaklar

Temizel, Z., Ekzen, N., Sönmez, S., Doğan, Z., vd. (2014). “Mali Milat/ Nereden Buldun?” Düzenlemelerin Kaldırılmış Olmasının Etkileri: Vergi Almak Yerine Vergi Vermeyenlerden Borç Almanın Hazin Öyküsü. Mülkiye Dergisi, 27(238), 19-56.

T.B.M.M. Tutanak Dergisi 22. Dönem 1. Yasama Yılı 13. Birleşim

You may also like

Yorum Bırakın