Dünden Bugüne KDV Oranları

Yazar Taha ÇAKIR
4 Okundu

Geçtiğimiz hafta gece yarısı yayımlanan Cumhurbaşkanı kararları ile bir kısım vergi ve harç oranlarında düzenlemeye gidilerek vergi ve harç oranları artırılmıştır. Yapılan düzenlemelerin en çok ses getirenleri ise şüphesiz yurt dışı kaynaklı cep telefonu harçları ve KDV oranlarında yapılan artışlar olmuş olup bunun nedeni  telefon harç ücretlerindeki artışın düzenlemenin yayımlandığı tarihten bir gün sonra, KDV oranlarındaki artışın ise üç gün sonra yürürlüğe girmesinin planlanmasıdır.

Katma Değer Vergisi oranlarına ilişkin yapılan düzenlemeye aşağıda özet olarak yer verilmiştir.

Eski OranYeni Oran
%8*%10
%18%20

*Sabun, şampuan, deterjan, dezenfektanlar, ıslak mendil (sabun, deterjan veya solüsyon emdirilmiş olsun olmasın), tuvalet kağıdı, kağıt havlu, kağıt mendil ve peçete ürünlerinde  %8 olarak uygulanan oran %20’ye yükseltilmiştir.

KDV oranlarındaki artış başta temizlik ürünleri olmak üzere her türlü mal ve hizmetin fiyatını artıracağı için vatandaşlarımız artıştan etkilenmemek adına haftasonu mağazalara akın etmiş hafta sonunun gündemi KDV oranlarındaki artış olmuştur.

Bende bu maksatla gece yarısı yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararları ile  KDV oranlarında nasıl artış yapılabildiği ve muhtelif mal hizmetlerin bir kısmının KDV oranlarının nasıl bir gecede değiştirilebildiğinin hikayesini anlatmak istiyorum.

Bilindiği üzere KDV kanunu 1984 yılında yayınlanmış olup ülkemizde yaklaşık kırk yıllık geçmişe sahiptir. Meclise sunulan  Katma Değer Vergisi Kanun Tasarında tek bir  KDV oranı ( %10) öngörülmüştür. Tasarının Meclis görüşmelerinde ise verilen önergeyle Bakanlar Kuruluna KDV oranını temel gıda maddeleri için sıfıra  kadar indirme yetkisi verilmiş olup kanunun yayınlandığı ilk haline aşağıda yer verilmiştir.

“Madde-28:Katma Değer Vergisi Nispeti vergiye tabi her mal için %10 dur. Bakanlar Kurulu bu nispeti temel gıda maddeleri için sıfıra  kadar indirmeye yetkilidir.”

Kanunun yürürlüğe girdiği 1985 yılından sonra ilgili madde de zaman içerisinde çeşitli değişiklikler yapılmıştır.

Değişikliğin Yapıldığı KanunYapılan Değişiklik
3297 sayılı Kanun 8. Maddesi (1986)Bakanlar Kuruluna KDV oranını dergi, kitap ve benzer yayınlar için yarısına kadar, Finansal kiralamaya tabi mallar için sıfıra kadar indirme yetkisi verilmiştir.
3316 sayılı Kanun 1. Maddesi (1986)Bakanlar Kuruluna KDV oranlarını %15’e kadar artırma ve %5’e kadar indirme yetkisi ile muhtelif mal ve hizmetler için farklı oranlar tespit etme yetkisi verilmiştir.
3505 sayılı kanun 23. Madde (1988)Bakanlar kuruluna KDV oranlarını dört katına kadar artırma ve %1 oranına kadar düşürme yetkisi ile muhtelif mal ve hizmetler ve bazı malların perakende safhası için farklı oranlar tespit etme yetkisi verilmiştir.
6322 sayılı kanun 22. Madde (2012)“perakende safhası için” ibaresi “perakende safhası ve inşaatın yapıldığı arsanın veya konutun vergi değeri ve bulunduğu yeri esas alarak konut teslimleri için” şeklinde değiştirilmiştir.
700 sayılı KHK’nin 90. Madde (2018)Bakanlar Kurulu ibaresi Cumhurbaşkanı şeklinde değiştirilmiştir.

Yapılan Değişikler sonrası maddenin güncel haline aşağıda yer verilmiştir.

“Madde-28: Katma değer vergisi oranı, vergiye tabi her bir işlem için % 10’dur. Cumhurbaşkanı bu oranı, dört katına kadar artırmaya, % 1 ‘e kadar indirmeye, bu oranlar dahilinde muhtelif mal ve hizmetler ile bazı malların perakende safhası ve inşaatın yapıldığı arsanın veya konutun vergi değeri ve bulunduğu yeri esas alarak konut teslimleri için farklı vergi oranları tespit etmeye yetkilidir.”

Yukarıda yer verildiği üzere Kanun ilk yayımlandığında KDV mekanizmasının teknik olmasından dolayı yaşanacak zorluklar dikkate alınarak tek oran üzerinden uygulanması amaçlanmıştır.

1986 yılına gelindiğinde KDV oranını %15’e kadar artırma ve %5’e kadar düşürme yetklisi ile muhtelif mal ve hizmetler için farklı oranlar tespit etme yetkisi veren kanun (3316)  gerekçesinde;  KDV ‘nin fonksiyonlarını yerine tam olarak getirebilmesi için bünyesinde birden fazla oranın bulunması gerektiği, kanun ilk yayımlandığında uygulamada yaşanacak sıkıntılar göz önüne alınarak tek oran belirlendiği fakat geçen zaman içerisinde kanunun işleyiş mekanizmasının  idare ve mükellef nezdinde öğrenildiği dolayısıyla farklı oranlar belirlenebileceği ayrıca lüks nitelikteki mal ve hizmetlerin daha yüksek oranda vergilendirilmesinin amaçlandığı belirtilmiştir.

 Bakanlar Kuruluna KDV oranını dört katına kadar artırma yetkisi veren değişiklik (3505 sayılı kanun) gerekçesinde ise Avrupa Topluluğuna üye ülkelerde uygulanan KDV oranlarına paralellik sağlanması adına böyle bir yetkinin verilmesinin amaçlandığı açıklanmıştır.

Değişlikliğe ilişkin kanun tasarısının (3505 sayılı kanun) görüşülmesi sırasında  Maliye Ve Gümrük Bakanı Ahmet Kurtcebe Alptemoçin’in konuya ilişkin yaptığı açıklamaların bir bölümüne aşağıda yer verilmiştir.

“Nedir bu dört kat artırmak meselesi? Burada açık olarak ifade edilmiş : Temel gösterge dört kat artırılabilir. Temel gösterge yüzde 10 olduğuna göre, Katma Değer Vergisi yüzde 40’a kadar çıkarılabilir, demektir. Yüzde 40’a kadar çıkarabilme imkânını almak için de, yazılmış denilmiş ki, “Avrupa Topluluğuna geçişte kolaylık sağlansın diye…”

Bugün Avrupa Topluluğunda birçok ülkeler değişik oranlarda Katma Değer Vergisi uygulamaktadırlar; yüzde 35, yüzde 36 gibi, bazı mal gruplarında Katma Değer Vergisi uygulamaktadırlar. Bugün bizde de temel gösterge yüzde 10 olmakla beraber, bazı mallarda Katma Değer Vergisi yüzde 15 olarak uygulanmaktadır. İleride Avrupa Topluluğuyla tam uyum sağlandığında, geçiş döneminde belki bazı mallarda, yüzde 40 değil; ama, yüzde 35, yüzde 36 gibi Katma Değer Vergisi oranlarının uygulanması gerekebilir.

Biz bugünden bu imkânı alıyoruz; yarın öbür gün yeniden yeniden Yüce Meclise gelip, yeniden yetki almamak için alıyoruz. Öyle zannediyoum ki, hiçbir hükümet Katma Değer Vergisinin temel gösterge oranını dört kat artırıp, yüzde 40 olarak uygulamaz. Bunun mümkün olmayacağını değerli arkadaşlarımız biliyorlar; ama, burada söylemek için “Efendim, dört kat artırmak yetkisi usulsüzdür, kanunsuzdur, anayasal değildir” diye ifade ediyorlar.

Değerli arkadaşlar, biz burada kanun çıkarmaya çalışıyoruz. Bu kanun bu Yüce Meclisin tasvibini alıp, yayınlanıp yürürlüğe girdikten sonra ne yapmış olacağız? Kanun çıkarmış olacağız, kanun maddesinde dört kat olacak… E, kanun var işte, kanuna uygun olarak uygulama yapılacak. E, kanun şimdi yok, kanunsuzdur… Kanunu çıkarıyoruz işte, kanun yapıyoruz, burada şaka yapmıyoruz. (T.B.M.M. Tutanak Dergisi 18. Dönem 17.11.1988  27. Birleşim  Syf:292 )

Sonuç olarak otuz beş yıl önce verilen yetkinin 2023 yılında kullanılması,  Anton Çehov’un “İlk bölümde duvarda asılı bir tüfek olduğunu söylüyorsanız, ikinci ya da üçüncü bölümde o tüfek patlamalıdır.”  Sözünü akıllara getirdiği gibi ne oldu da onca yıl sonra tüfek o duvardan indi sorusunu düşünmemiz gerekir.

You may also like

Yorum Bırakın