Başlık, her ne kadar İslam iktisadının gerekliliğine ilişkin açıklama yapılacak gibi intiba uyandırsa da bu yazının amacı bloğumda İslam iktisadına ilişkin ayrı bölüm açmamın nedeni ile bu konuda yapmayı düşündüğüm paylaşımlara ilişkin izahat olarak değerlendirilebilir.
Malum olduğu üzere ülkemizde uzman bolluğu yaşanmakta olup gözlemim yakın gelecekte İslam iktisadı ve finansı alanı da bu uzmanlardan nasibini alacaktır. Bu yüzden baştan belirtmem gerekir ki ben İslam iktisadı ve finansı alanında uzman değilim. Bir başka ifadeyle bu alanla ilgili paylaşımlarım uzman görüşü olmadığı gibi herhangi bir iddiam da yoktur.
İslam İktisadına olan ilgimin başlangıcı pandemi döneminde tasarruf finansman şirketleri hakkında internetten yaptığım araştırma ile aynı dönemde alanın farklı konularında yaptığım kısa okumalara dayanmaktadır. Sonrasında alanın derinliğinin ve ülkemizde bu konuda yapılan çalışmaların varlığının farkına vardığım için Sakarya Üniversitesinde başladığım İslam İktisadı ve Finansı alanında yüksek lisans eğitimime halen devam ediyorum. Bu sayede amatör merak olarak başladığım konu hakkında literatürdeki tartışmalar ve güncel gelişmeler hakkında bilgi edinme fırsatı buldum. Halen İslam iktisadına ilişkin çeşitli konularda okumalar yapmaya ve fırsat buldukça düzenlenen programlara katılmaya gayret ediyorum.
Bloğun bu bölümünde temelde iki farklı türde yazı paylaşma düşüncesindeyim. Birinci tür yazılarımda kendi merak ettiğim konularda yaptığım okumalar sırasında aldığım ve dağınık halde duran notlarıma yer vermek istiyorum. İkinci tür yazılarımda ise profesyonel olarak vergi ile iştigal etmem nedeniyle İslam vergi hukuku ile İslam iktisadı ve finansı alanındaki gelişmeleri vergisel yönden değerlendiren paylaşımlarda bulunmak gayesindeyim.
